Sonluk

Yazıp yazıp silmek, her gün bu sayfayı açıyorum bir sürü şeyler yazıyorum, bazen aşk, bazen gündem, bazen kendim üzerine hiç birini paylaşmadan taslaklara kaydedip geçiyorum. Kendime olan güvensizlik değil, söylediklerimi kendi düşüncelerine göre olmadık yerlere çekip anlayamayacaklardan çekiniyorum. Mutsuz ediyor bu beni yazıların özgür olması düşüncelerin evrende savrulması gerektiğine inanıyorum.

İnandığım gibi yaşayamıyorum. kendimize ördüğümüz hapishane içinde yaşıyoruz. Rutin sıkıcı, fakir bir hayat. Fakirlik sadece cüzdan da değil, zihinlerde de fakiriz. Kısıtlanmışız laboratuvar faresi gibi salak bir bir labirentte peynir avına çıkmış fare gibiyiz. Çıktığımız ve gideceğimiz nokta, ödülümüz belli. Burnumuzu boka sokmadan peynire gitmek gaye.

Neden sonluk, başlığa tepki olarak sonluk, illa ki yazılan yazıya baş-lık koymak gerekiyor mu? Bu seferde Son-luk olsun dedim kendi kendime,

Bu ara hep zaten kendi kendime diyor, kendi kendime cevaplar veriyorum. kendi verdiğim cevabı beğenmeyince de kendime kızıyorum. böyle kısır bir döngü içerisindeyim. demek ki bana cevap verecek kimse yok etrafımda, bu blog u okuyan da zaten bir ben olduğuma göre kendi kendime yazmış olacağım sadece ne kadar da şizofrenik durum 😀

Görüşürüz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir