Şarkılar, sözler, sözümsüler

Dinle Dinlettir, Arap Şükrü klasiği hali hazırda böyle içli sözler bulmak yeni şarkılarda çok zor 

Bir başka Arap Şükrü Klasiği daha dinle dinlettir bu içli şarkıyı içme ama dinlerken 

Yokluk….

 

Bir şeyi görmemen, algılamaman, hissetmemen, anlamaman, o şeyin olmadığı anlamına gelmez. Bir yerlerde yaşıyor, nefes alıyor, varlığını atom/atom altı boyutlarda sürdürüyor veyahut birinin ruhunda ve duygularının içinde saklanıyor olabilir. O yüzden yok öyle birşey asla olamaz demeyin ya var sa?

Sonluk

Yazıp yazıp silmek, her gün bu sayfayı açıyorum bir sürü şeyler yazıyorum, bazen aşk, bazen gündem, bazen kendim üzerine hiç birini paylaşmadan taslaklara kaydedip geçiyorum. Kendime olan güvensizlik değil, söylediklerimi kendi düşüncelerine göre olmadık yerlere çekip anlayamayacaklardan çekiniyorum. Mutsuz ediyor bu beni yazıların özgür olması düşüncelerin evrende savrulması gerektiğine inanıyorum.

İnandığım gibi yaşayamıyorum. kendimize ördüğümüz hapishane içinde yaşıyoruz. Rutin sıkıcı, fakir bir hayat. Fakirlik sadece cüzdan da değil, zihinlerde de fakiriz. Kısıtlanmışız laboratuvar faresi gibi salak bir bir labirentte peynir avına çıkmış fare gibiyiz. Çıktığımız ve gideceğimiz nokta, ödülümüz belli. Burnumuzu boka sokmadan peynire gitmek gaye.

Neden sonluk, başlığa tepki olarak sonluk, illa ki yazılan yazıya baş-lık koymak gerekiyor mu? Bu seferde Son-luk olsun dedim kendi kendime,

Bu ara hep zaten kendi kendime diyor, kendi kendime cevaplar veriyorum. kendi verdiğim cevabı beğenmeyince de kendime kızıyorum. böyle kısır bir döngü içerisindeyim. demek ki bana cevap verecek kimse yok etrafımda, bu blog u okuyan da zaten bir ben olduğuma göre kendi kendime yazmış olacağım sadece ne kadar da şizofrenik durum 😀

Görüşürüz.

İlla Başlık Mı Gerek ?

Her şeye bir başlık olması gerçekten lazım mı? içerik her şeyden önemli değil mi?  tüketim evreninde yaşıyoruz artık bir şeyin başlığına bakıp geçiyoruz, altındaki içerik ne yazılmış, nasıl yazılmış umurumuzda değil,

Şimdi acizane bir şeyler yazmak istiyor insan kendi kişisel sitesi üzerinden ama yazacak adamın elleri kelepçeli, ayakları prangalı, neden mi? gerek iş gerekse aile nedenleri ile çeşitli sorgu suale maruz kalmamak adına yaz(a)mıyor insan.

Yazmak lazımda fani dünyanın fani kaygılarını bir tarafa bırakıp akıldan geçen kelamları yazılı hale getirmeli esasında neyse siktir edin ya  belki yazarız.

Kendi siten olup da sadece kendin takip ediyorsan siteni sövebiliyorsun ooooh ne güzel

Bu da bir başlangıçtır.

Bir yazı yazmak lazım tabi ki bu başlangıca da, ilk alan adımı 10 yıl süre ile aldığım günden beri 9 yıl geçmiş, o zaman MS Word üzerinden yaptığım site sonra wordpress in kötü versiyon uygulamaları derken şimdi bu güne geldik yazacağım bu kez birşeyler.  Takip edermisiniz, açıkca söylemek gerekirse umurumda değil neden derseniz , yazmak kendinle yüzleşmektir.  Başkası beğensin takip etsin diye yazarsan kendinizden sadece kırıntıların olduğu yazılar ortaya çıkar…..

Yazacağız kafamıza göre 😀